Tedavilerde Yan Etkileri Göze Almak veya Hastalıklarla Yaşamaya Devam Etmek…


Romatizmal hastalığa sahip olan bireylerde, uzun süreli tedavilerdeki yan etki kaygısı anlaşılabilir bir endişedir. Bununla birlikte tedaviyle kontrol altına alınmamış Romatoid Artrit, Psöriatik Artrit ve Lupus gibi enflamatuar hastalıkların olası tehlikeleri, tedavi süresince kullanılan yöntemlerin olası yan etkilerinden çok daha fazladır. Tedavide yöntem ne olursa olsun ağrıyı hafifletmek, eklem tahribatını önlemeye çalışmak ve hastanın gündelik hayat konforunu iyileştirmek temel amaç olmalıdır. Ayrıca bazı tedavi yöntemleri kelimenin tam anlamıyla hayat kurtarabilir.

Tedavi metoduna bağlı öngörülen yan etkilerin her hastada mutlaka ortaya çıkacağı varsayımı doğru değildir. Bir veya daha fazla yan etki yaşansa bile tedaviyi durdurarak veya değiştirmek yan etkileri ortadan kaldırabilir. Bununla birlikte herhangi bir eyleme gerek kalmadan yan etkiler kendiliğinden düzelebilir.

Bazen bir tedaviden yeterince fayda elde etmek için tedavinin istenmeyen yan etkileriyle yaşamak zorunda kalıyoruz. Olayın kar ve zarar açısından değerlendirilmesi en akıllıca yoldur. Doktorunuz bu riskleri tartarak en çok fayda ve en az zararı gözeterek tedavi seçiminize yardımcı olacaktır.


Yan etkileri en aza indirebilmek için yapılması gerekenler: 

  • İlaç Kullanımı: Doktorunuza aldığınız tüm ilaçlar hakkında bilgi verin – reçetesiz satılanlar bile – çünkü ilaç etkileşimleri yan etkilere neden olabilir. Örneğin, aspirinin NSAID olarak bilinen ağrı kesiciler ile birlikte kullanılması mide problemlerine neden olabilir.
  • Takviyeler: Multivitaminler, ilaçların etkilerini olumlu veya olumsuz etkileyebilir. Vitamin takviyeleri hastalıklardan veya ilaçlardan kaynaklı bazı yan etkilerin şiddetini azaltabilir. Bazen fazla alınan vitaminler ilaçların etkisini azaltarak istenmeyen yan etkilere neden olabilir. Örneğin K vitaminini engelleyerek etki eden Kumadin ilacının etkisini multivitaminler azaltır. Sonuçta pıhtılaşma artar ve hayati risk ortaya çıkar. Kronik hastalıklara sahip olanların doktor kontrolü olmadan multivitamin kullanmaları risklidir.
  • Gıdalar: Bir ilaç alırken yemeniz veya kaçınmanız gereken belirli yiyecekler olup olmadığını öğrenmemiz gerekir. NSAID’ler başta olmak üzere çoğu ilaç, mide rahatsızlığı riskini azaltmak için yiyeceklerle birlikte alınmalıdır. Aç veya tok karna ilaç kullanımı etkinlik açısından önemlidir. Özellikle tok karna alınması istenen ilaçlar mide rahatsızlığı riskini azaltmak içindir. İlaçların emilimi için aç karna kullanım çok önemlidir. Temel kural bir- ilaçlar aç karna daha iyi emilirler. Temel kural iki – aç karna demek yemeklerden 30 dk önce, tok karna demek yemeklerden 1 saat sonra demektir.
  • Alkol: Sürekli ilaç kullananların alkol kullanması risklidir.Analjeziklerden antidepresanlara kadar çoğu ilacın yan etkilerini arttırabilir.
  • Dozaj: ‘’İlaçtır faydalıdır çok alırsam daha faydalıdır’’ anlayışı doğru değildir. Doz arttıkça yan etkilerin de artacağı unutulmamalıdır. Birçok yan etki dozajla ilgilidir.  
  • Zamanlama: İlacı doktorunuz tarafından belirlenen zaman diliminde alın. 
  •  Tutarlılık: Doktorunuza danışmadan asla ilacınızı bırakmayın. Tedavi amaçlı bir ilacı kullanmamanız durumunda ilaçtan fayda göremezsiniz, ancak aniden bir tedaviyi durdurmak size zarar verebilir. Tedavi sürecinde doktor tarafından durdurulmak istenen bazı ilaçlar bile ciddi yan etkileri önlemek için yavaşça azaltılarak bırakılmalıdır.
  • İletişim kurmak:  Yan etkinin ortaya çıkması, tedavinin devamı veya dozajın ayarlanmasının gerektirip gerektirmediğini belirleyebilir. Bu nedenle bir yan etkiden şüpheleniyorsanız mutlaka doktorunuza bildirin. 

İNTEGRATİF TIP anlayışında tedavilere yaklaşım;

Birinci Kural;

– Çözüm üretene kadar mevcut reçetelere devam edilmeli

İNTEGRATİF tedavilere, hastaların önemli bir kısmı mevcut tedavilerinden memnun olmadıkları için başvurmaktadırlar. Ancak mevcut tedavilerden yeni bir tedavi anlayışına hızlı bir dönüşüm istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Önceki tedaviyi alelacele bırakıp yeniye geçmek doğru değildir.

İkinci Kural;

– Yeni çözümler netice verene kadar mevcut hali korunmalı

       Yeni tedavi anlayışını eski tedavinizle beraber sürdürüp hastalar kendilerinde iyilik hali hissedene ve bu durum en az 2 ay devam edene kadar, her iki tedavi beraber sürdürülmelidir. Alt yapı iyileştikçe mevcut reçeteleri kademeli olarak bırakma kesinlikle doktorunuzun kontrolünde yapılmalıdır. Hastanın tek başına buna karar vermesi doğru değildir.

Üçüncü Kural ;

– Kronik hastalıklarda metabolik süreçlerin dengelenmesi için en az 120 günlük süreye ihtiyaç vardır.

        Kronik hastalıkların ortaya çıkması organizmadaki uzun hazırlık süreçlerinden sonra mümkün olabilmektedir. Hastalığın ortaya çıkma süresi kişilerin genetik altyapısı çevresel faktörler yaş cinsiyet ile ilişkilidir. Bu süreç her keste farklı olmak kaydı ile 3-30 yıllık zaman sürecinde meydana geldiği söylenebilir. Bu nedenle İNTEGRATİF TIP anlayışı temel mekanizmaları düzenlemeye yönelik tedaviler olduğu için uzun yıllarda oluşan tahribatın kısa sürede ortadan kaldırılması mümkün değildir.