Telefon Bağımlılığı

Telefon Bağımlılığı ve Öneriler

Telefon bağımlılığı hayatımıza giren yeni bir kavramdır. Telefonunuz veya benzeri diğer cihazlarla geçirdiğiniz vakitler hayatınızda bir aksaklığa neden oluyor mu? Diyelim ki bir toplantıdasınız ya da dostlarınızla sohbet ediyorsanız, tam o sırada telefonunuzla meşgul olduğunuzdan ötürü ortamda neler konuşulduğunu takipte zorlandığınız oluyor mu? Çevreniz, telefonla harcadığınız zamanla ilgili endişelerini size aktarıyor mu? Aslında hiç tanımadığımız ama sosyal medyada takip ettiğimiz kişilere bazen hakiki dostlarımızdan daha fazla ilgi duyduğunuzu fark ettiniz mi?

 Telefon bağımlığı tüm dünyada artık sorun olmaya başlamıştır Dünya sağlık örgütü (WHO) bu konuda geniş çaplı bir araştırma yapmıştır.

Telefon bağımlılığı, evde veya işte görevleri tamamlama sorununuz var mı? 

Çevrimiçi sohbet etmek, mesajlaşmak veya video oyunları oynamakla meşgul olduğunuz için gündelik hayatınızdaki yemek hazırlama, çamaşır, ütü gibi işlerinizi yetiştirmekte yetersiz kaldığınız ve zorlandığınız durumlar oluyor mu?

Telefon bağımlılığı, akıllı telefon kullanımınızı gizler misiniz? 

Telefonunuzu kullanmak için sessiz bir köşeye çekiliyor musunuz? Akıllı telefon kullanımınızı gizliyor ya da çevrimiçi olarak geçirdiğiniz süre konusunda patronunuza veya ailenize yalan söylüyor musunuz? Çevrimiçi zamanınız kesintiye uğrarsa sinirleniyor musunuz?

Telefonsuz hayat fobiniz var mı? 

Telefonunuzu düzenli olarak kontrol etmediğinizde, döngüden uzaklaştığınız için önemli bir haberi ya da güncel bilgileri kaçırdığınızı düşünüyor musunuz? Kendinizi sosyal medyayı sürekli olarak gün boyunca hatta geceler boyunca kontrol etmek zorunda hissediyor musunuz? Diğer kullanıcıların daha iyi bir zaman geçirdiğinden ya da sizden daha heyecan verici bir yaşam sürdüğünden endişeleniyor musunuz? Telefonunuzu kontrol etmek için gece kalktığınız oluyor mu?

Telefon bağımlılığı, akıllı telefonunuzu evde bırakırsanız ne olur?

Telefonunuz bozulduğunda, evde kaldığında veya şarjda kapalı durumda ise, korku, endişe ve paniğe kapılıyor musunuz? Bazen hayali titreşimler veya hayali bir telefon sesi hissediyor musunuz?  Telefonunuzun titreştiğini düşünüp, kontrol ettiğinizde ise yeni mesaj veya güncelleme olmadığını fark edince neler hissediyorsunuz?

Telefondan uzaklaşma korkunuz var mı?

Gece yatarken telefonunuzun en yakınınızda olmasını mı istiyorsunuz? Gün içerisinde telefon çalmasa bile elinize alıp anlamsızca telefonla ilgileniyor musunuz? Sabah kalkar kalkmaz ilk yaptığınız şey telefona bakmak mıdır? Gece bile telefonu kapatmaktan korkuyor musunuz?

Yukarıda sıralanan başlıklardan en az üçü bende var diyorsanız telefon bağımlısı olma riskiniz çok yüksektir.

Günümüzde telefon bir iletişim aracı olmaktan çıkıp vakit geçirme ve eğlence aracına dönüşmüştür. Sosyalleşmek, gerçeklikten uzaklaşmış sanal bir dünyada var olmuştur. Birçok insan telefonunu tespih yerine kullanmaktadır. Toplu taşıma araçlarında neredeyse herkes telefonu ile ilgilenmekte, çevresiyle ilgilenen bir kişiyi göstermek neredeyse yok denecek kadar azdır. Elimizde telefon varken adeta kendimizden geçip hipnoz olmuşçasına kafamızı kaldırıp ta eşimizin veya çocuklarımızın yüzlerine dahi bakmıyoruz. Bazen bize yöneltilen sorular karşısında farklı bir kimliğe bürünüp anlamsız tepkiler veriyor ve birçok yakınımızın kalbini bile kırıyoruz. Artık telefon, sigara ve uyuşturucu gibi bağımlılık yapan bir araca dönüşmüştür. Bilimsel çalışmalardaki veriler artık endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Toplum bu konuda nasıl tavır alır, bu olay ne şekilde evrilir bilinmez ancak bireyler bu sorunun varlığını öncelikle kabul etmeli ve çözüm yolu aramalıdırlar. Bu mesele en az bir sigara bağımlılığı kadar büyük bir toplumsal sorundur. İçinde uyuşturucu bağımlığı kadar tehlikeli unsurları barındırmaktadır.

Aileler ne yapmalı 

Aileler öncelikle sorunun varlığına inanmalı çocuklarına örnek olmalıdır. Bazen çevremizde 4-5 yaşındaki çocukların selfi pozları verdiğini gördükçe endişelenmemek mümkün değildir. Ne yazık ki aileler çocuklarını susturmak adına telefonu bir oyuncak veya emzik gibi kullanmaktadır. Ne yaptığını bilemeyen, hangi uygulamayı açacağından emin olmadığımız çocukların eline telefon verip saatlerce bu cihazlarla ilgilenmesine kendimiz zemin hazırlıyoruz. Dedeler ve nineler bazen de anne ve babalar 10 yaş altı çocuklara bile son model telefonları ödül olarak sunmaktadır. Özellikle özel okullarda çocuklarda telefon yarışı başlamış ve bu durum maalesef ilkokul seviyesine kadar inmiştir. Telefon denen vakit öğüten ve ilişki çalan “akıllı” cihaz, insanları gitgide birbirinden uzaklaştırmakta ve insanların kimliğini, mizacını ve karakterini değiştirmekte ve dahi çocukların terbiye ve eğitim sürecini ciddi manada sabote etmeye devam etmektedir.

Unutmamamız gerekir ki;

DİĞİTAL DÜNYADA BİRÇOK RUH HASTASI VE SOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU OLAN BİREYLER KENDİLERİNİ FARKLI BİR FORMATTA SUNMAKTADIR.

Bu hasta ruhlu insanlar gözümüzden sakındığımız çocuklarımızın en yakınına ancak telefonlar sayesinde yaklaşabilirler.

Bu durum sizi hiç mi endişelendirmiyor?

Peki, telefonların hiç mi faydası yok? Bu kadar zararlı bir şey midir?

Bıçak soğan doğrarsa, eti keserse güzeldir ama elimizi değil. Bunun gibi bilinçsiz kullanılan her cihaz insanın ölümüne bile yol açabilir. Telefonu bu anlamıyla düşünürsek bıçaktan daha tehlikelidir. Her şeyde olduğu gibi kararında ve yerli yerince kullanım faydalı, gelişigüzel ve cahilce kullanım zararlıdır.

ÖNERİLER;

  • Telefonun bir emzik olmadığı asla unutulmamalıdır ve kesinlikle ilkokul çağına kadar çocuklardan mümkün olduğunca uzak tutulmalıdır.
  • Evde iken anne babalar da telefonu kendilerinden uzak tutmalı, acil bir durum yoksa akşam 22:00’den sonra kapatmalıdır.
  • Ebeveynler davranışları ile çocuklara güzel örnek olmalıdır. Baba eve geldiğinde yemek masasında dahi telefonla ilgilenirse, dilinin ucuyla çocuğum “telefon zararlıdır” demeye hiç hakkı yoktur. Zaten sözü de etkili olmayacak, bir kulaktan girip öbür kulaktan çıkacaktır. İstatistikler bunu doğrulamaktadır.
  • Dijital dünyanın sosyal dünyadan daha tehlikeli olduğu unutulmamalıdır bu nedenle uyuşturucu, kumar ve pornografik unsurlarından dolayı çocuklarımızın zihin ve ruh sağlığını hassasiyetle korumaya özen göstermeliyiz.
  • Lise çağına kadar çocuğa akıllı telefon alınmamalı ve sonrasında ise illa gerekirse kullanım süreleri takip edilmelidir.
  • Öğrenmenin önündeki en büyük engellerden birinin akıllı telefonlar gibi “modern” cihazlar olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.
  • Çocuklarımızın varsa sosyal hesapları yakından takip edilmeli, kendi odasında bile uzun süre yalnız kalmasına müsaade edilmemelidir.

Sonuç olarak; telefon bağımlılığı tedaviside ne yapalım 

  • Anne- baba olmak büyük bir sorumluluktur ve çocuklarımız sosyal medyaya değil bizlere, ebeveynlere, dedelere ninelere kutsal birer emanettir.
  • Onları korumak ve kollamak başlıca görevimizdir.
  • Fakat zararlı unsurlardan öncelikle kendimiz uzaklaşmalıyız ki çocuklar da bizi örnek alsınlar.

Kısacası ‘Anlatmayınız, gösteriniz’ lütfen.

 

Görüşmeyi Başlat
💬 Randevu Talebi
Merhabalar ,
size nasıl yardımcı olabilirim